Ayrılık Fikri Kapısını Çaldığında

Ayrılık Fikri Kapısını Çaldığında

Ayrılık mı üzer yoksa verdiğin emeklerinin sadece boşuna olduğunu görmek mi? Hangi birine üzüleceksin ki? “Biz” olduğunu sandığın insanın gözünde el yerine koyulmaya mı, ilişkinizi hiçbir zaman iki kişi yaşayamadığına mı, ilişkinin hiç özel olamadığına mı, üçüncü kişilerin senden değerli oluşuna mı yoksa o üçüncü kişilerin gözünde bile salak yerine konulduğuna mı?
Şunu bil ki karşındaki ilişkinize, en önemlisi sana değer vermiş olsaydı o dediklerimin hiç birine üzülmeyecektin. Düşünsene; onun için kaç kere yapmak istediklerinden ödün verdin, o üzülmesin diye kaç kez yaşadıklarına göz yumup sustun, ya kaç kere karakterinin keskin hatlarını yontmaya çalıştın. Özür diledi, affetmeyeceğin bişeydi belki de, ilişkinin daha sonra sarsılacağını bildiğin bişeydi belki de ama ne yaptın onu kaybetmemek için, onu deliler gibi sevdiğin için affettin. Aşarız dedin, sarsılan yeri tamir ederiz, sağlamlaştırırız dedin. Biliyorum sen de istemeden de olsa üzdün. İstemeden üzmüş olsan da özür diledin ne yaptı af mı etti yoksa düzelmiş gibi mi yaptı, biriktirip daha sonra yüzüne birer koz olarak mı vurdu yoksa gitmek için birer bahane miydi bunlar? Tüm bu yaşadıklarınızda sen, hep üzülen, düzeltmek için kendini hırpalayan, senden uzaklaştıkça nefesin kesilene kadar ona koşan; o sana değil başka yakınlarına giden olduysa;
o ‘ayrılık fikri kapısını çaldığında’ gidecek be arkadaş gidecek kafasına koyduysa bir yolunu bulacak kopacak senden, aşk, emek, hatır matır si**tiret salak yerine koyulacağına bırak gitsin sen yol ver. Seven insan ne yapıp edip kalırdı, senden kopmayı göze bile alamazdı..

Yorum ( 2 )
  1. Volkan Atabey
    4 Temmuz 2019 at 15:32
    Cevapla

    Güzel yazı olmuş hocam eline sağlık

    • Onur
      5 Temmuz 2019 at 16:21
      Cevapla

      Çok teşekkür ederim diğer yazılarda görüşmek, konuşmak, tartışmak üzere.. : )

Bir cevap bırakın