Uzak Mesafe İlişkisi

Uzak Mesafe İlişkisi

-Yazıyı okumaya başlamadan önce hayata dair kategorisi için ufak bir ön bilgi vermek isterim. Bu yazı fazla samimiyet içerir argo kelimelerden hoşlanmıyorsanız okumamanızı öneririm. Çünkü siz değerli ziyaretçilerimizi kaybetmek istemem. –

İsteriz değil mi işlerimizin düzgün gitmesini, gezip tozmayı, sevdiğinle zaman geçirmeyi uzatmaya gerek yok kısaca mutlu olmayı? İsteriz tabi kim istemez ki.. Peki özlemek; mutlu olmaya mı dahildir yoksa umutla beklemeye mi? Ne alaka şimdi deme. Anlatmak istediğim ”uzak mesafe ilişkisi”. Ne kadar uzak  100 km, 200 km, 500 km, 1000 km. Fark eder mi istediğin an onu göremeyeceğin mesafeler.

Uzaklardan geldi, tesadüfen tanıştınız. İlk başlarda her şey çok güzel, klasik ilişkilerden farklısınızdır, hayat tozpembe, birkaç gün sonra ne olacağız diye düşünmezsin, yaşarsın hayatını, güzel güzel belki ilk defa gittiğin kartpostal olmaya layık yerlerde unutulmayacak anılar biriktirirsin. El ele sonu olmayan yolda yürüyormuşsunuz gibi hissedersin. Peki o lanet ”mesafe” girdikten sonra ne olur. Sevdikten sonra her şey aşılır, mesafeler mi aşılmayacak diyebilirsin belki. Aşmaya çalışırsınız da; o gelir, sen gidersin. Belki 3 gün ama saniyesi saniyesine değerlendirirsiniz. Gün kavramın kaybolur. Yeri gelir hava alanında yeri gelir otobüs terminalinde, tren garında sabahlarsın. Aşırı yorgun hissetsen de olsun be! değdi, dersin.

Hadi biraz realist olalım. Sanki başka hiçbir sorumluluğun yokmuşçasına yaşadığın o kısa günler sona erdiğinde, ona her istediğinde ulaşamadığında nasıl mı hissedeceksin? Anlatayım. Aranıza sürekli giren malum mesafe girdiği andan itibaren içinde gittikçe büyüyen bir boşluk olacak. 2 kelimeden biri ”özledim” olacak. Tabi özlüyorsun, kartposttalık anılarınıza, anılar eklemek istiyorsun, boşver ya o kadar da güzel olmasın sadece oturup kahve içelim, konuşalım dertleşelim birbirimizin farklı sorunlarını çözmeye çalışalım ya onu da sittiret birlikte yürüyelim o da yeter diyorsun, onlar da istediğin zaman olmayacak.  Aranızda ufak, konuşmaya bile değmeyecek bir çatırdama mı oldu. İletişiminizi sağlayan her ne yolsa, jest ve mimiğinizi tam olarak aktaramayacaksınız, o mevzu büyüyecek. Belki yan yana 5 dakikada çözebileceğiniz sorun mesafe ile günlere çıkacak. 4 gün iyi olup haftanın geri kalanında ya sorun çözmek  ya da mutlu kalmayı devam ettirmeye mi çalışacaksın? Mutlu olacağın birkaç güne sen kaç ayını, yılını değişiyorsun farkında mısın? Başka biri çıkar mı karşıma diye düşünme elbette çıkacak. Tüm o yapmak istediklerini yanında olan insanla istediğin zaman yapabileceğin bir insan. Buz gibi bir akşam evine giderken gördüğün çiftlere imreniyorsundur ne güzel yanyanalar, birlikteler, istedikleri zaman görüşebiliyorlar, dertleşebiliyorlar, mutlular diye. Sen neden mutlu olmayasın ki. Verimli, mantıklı yaşa hayatını, unutma bir kez geliyorsun bu yaşına..

Kaşıdım bugün kendi yaramı, içimde kalanları döktüm sen de çektiğimi çekme diye ama bu mesafe ilişkisini aşıp mutlu olanlar hiç birbirlerini bırakmayıp devam edenler var mı tabiki var. Saygım o çiftlere zaten sonsuz. Ve sen de tüm bunlara değer diyebilecek kadar da seviyorsan, bu dediğin sıkıntıları yaşadık ve aşabildik diyorsan hiç bırakma, git sonuna kadar..

Son Yazılar
Yorum ( 4 )
  1. Gramton
    21 Mart 2019 at 22:49
    Cevapla

    Güzel bir makale

    • Onur
      7 Haziran 2019 at 16:58
      Cevapla

      Teşekkür ederim

  2. oğuzhan temiz
    22 Mayıs 2019 at 23:49
    Cevapla

    aynı olayları bende yaşadım dostum. Maalesef çok zor yürütmesi uzak mesafe ilişkileri..

    • Onur
      29 Mayıs 2019 at 16:59
      Cevapla

      Doğru çok zor ama her şey gibi o da unutuluyor, önemli olan dersimizi alabilmemiz : )

Bir cevap bırakın